Belgeselimiz Youtube’da

Belgeselimizi artık aşağıdaki balantı üzerinden Youtube’da izleyebilirsiniz.

 

Reklamlar

Belgeselimiz İstanbul’da izleyiciyle buluştu

Etiketler

, , ,

28-29 Mayıs hafta sonunda film ekibi olarak İstanbul’daydık. İlk olarak cumartesi günü Hrant Dink Vakfı’nın Anarad Hığutyun Binası Havak Salonu’nda, ardından da pazar günü Kadıkoy Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde belgeselin gösterimlerini gerçekleştirdik. Hem İstanbul’da yaşayan Gençlerbirliği taraftarlarının hem de diğer izleyicilerin ilgi gösterdiği gösterimler sonunda belgeselde anlatılan hikaye ve projenin gelişimi hakkında konuştuk. Salonlarını bize tahsis eden Hrant Dink Vakfı’na ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ne, bizleri İstanbul’da ağırlayan tüm dostlarımıza ve Kadıköy’de tanıtım çalışmaları yapan Süt Yumurta Reçel mekanına sonsuz teşekkürler.

AGOS | Gençlerbirliği ve Raffi Abi’nin kesişen hikâyeleri

Etiketler

, , ,

raffi1
Gençlerbirliği’nin 1970-1983 arasında çile ve fedakârlık dolu yıllarının anlatıldığı ‘Döğüşenler de Var Bu Havalarda’ belgeseli, 27. Ankara Uluslararası Film Festivali 28-29 Mayıs’ta İstanbul’da izleyiciyle buluşuyor. Belgeselin matruşka misali hikayesini, yönetmenleri anlattı.

Belgesel film, Gençlerbirliği’nin 1970’te 1. ligden düşmesinin ardından kendini içinde bulduğu sahipsizlik ve maddi imkânsızlık dönemini, bu dönemin atlatılmasında emeği olan bir avuç insanın tanıklıklarına başvurarak anlatılıyor. Belgeselde tanıklıklarına başvurulan isimlerin arasında Gençlerbirliği’nin efsane başkanı Hasan Şengel ve takımın uzun yıllar kaptanlığını yapmış olan Cemalettin Sakallıoğlu’nun yanı sıra Ankaralı Rafael Demircan da bulunuyor. Zaten belgeselin kökleri de 2012’de Agos’ta yayınlanan Rafael Demircan röportajına dayanıyor.

İşin özeti şu; 2012 yılında Agos’un sayfalarında Gençlerbirliği taraftarları Rober Koptaş imzalı bir röportaj görürler. Röportajın başlığı ‘Rıfat derlerdi ama ben Rafael’dim’. Röportajın başrolündeki isim Rafael Demircan, 1948 doğumlu bir Ankaralı Ermeni. ‘Ankara delikanlısı’ olan Demircan, Cebeci’de açtığı tuhafiyede baba mesleği olan terziliğe devam ediyor. Ona babadan kalma bir başka miras da Gençlerbirliği. Öyle bir miras ki, kulüp küme düştüğü zaman alıp başını Alanya’ya gidip, kendini kaleden atmayı düşünecek kadar büyük ve tutkulu. Röportajında, “1. Lig’e çıkınca benim Ermeniliğim göze batmaya başladı” diyordu Demircan. O dönemde aldığı karar sonrasında ailecek Avustralya’ya gitmek zorunda kalıyorlar ve bir daha da dönmüyor çok sevdiği Ankara’sına. Tâ ki bu röportajı gören bir grup Gençlerbirlikli Demircan’a ulaşıp, Ankara’ya davet edene kadar. Bu tanışma ile başlayan hikâyeleri ve belgeselin hikâyesini ise film ekibi anlatıyor.

Okumaya devam et